biz_hic_modern_kapak-1200.jpg

İnsanoğlunun yerküre üzerindeki serüveni epeydir sürüyor. Modern insanın kırık dökük hikâyesiyse derin bir hayal kırıklığıyla sonuçlanmak üzere. Fransız antropolog Bruno Latour’a kalırsa bu modernlik süreci hiç başlamadı bile. Sanılanın aksine “biz hiç modern olmadık”. Çünkü modern anayasa hep asimetrik kalmıştır, şeyleri temsil etmekle yükümlü bilimsel iktidar ile özneleri temsil etmekle yükümlü siyasal iktidar arasında hep bir ayrım icat etmiş, bu ikisi arasında kurulan ağların gücünü görmezden gelmiştir.

“Modernler hem gerçekliği, hem dili, hem toplumu, hem de varlığı istemekte pekâlâ haklıdırlar. Haksız oldukları nokta onların sonsuza dek çelişkili olduklarını sanmaktır. (…) İtiraf ediyorum ki, sonsuza dek salt dilin içine hapsolmuş ya da toplumsal temsillerin tutsağı olmuş bulunmaktan gına geldi. Bizzat şeylere erişmek istiyorum, şeylerin fenomenlerine değil. Gerçek uzakta değildir, dünya adına seferber olmuş tüm nesnelerde ona erişilebilir.”

Hepimizi çokça meşgul etmiş bir kavram olan ‘modern’ ve ona mesafelenerek kurulan pre-modern, anti-modern, post-modern, 20’ye yakın dile çevrilmiş bu simetrik antropoloji denemesinde enine boyuna masaya yatırılıyor. Özneler, nesneler, nesnemsiler, Boyle’un hava pompasından şeyler parlamentosuna.

İÇİNDEKİLER

I. Kriz: Karmaların çoğalışı. Kördüğümü yeniden atarken. Eleştiri krizi. Mucizevi 1989 yılı. Modern nedir?

II. Anayasa: Modern anayasa. Boyle ve nesneleri. Hobbes ve özneleri. Laboratuarın aracılığı. İnsan-olmayanların tanıklığı. Laboratuarın ve Leviathan’ın çifte yapaylığı. Bilimsel temsil ve siyasal temsil. Modernlerin anayasal güvenceleri. Dördüncü güvence: Üstü çizili Tanrının güvencesi. Eleştirinin gücü. Modernlerin yenilmezliği. Anayasanın aydınlattığı ve kararttığı. İhbarın sonu. Biz hiç modern olmadık.

III. Devrim: Başarılarının kurbanı modernler. Modernleştirici felsefelerin büyük farkı. Sonların sonu. Semiyotik dönemeçler. Varlığı kim unuttu? Geçen zamanın başı. Devrim mucizesi. Aşılmış geçmişin sonu. Ayıklama ve çoklu zamanlar. Kopernikçi bir karşı-devrim. Arabuluculardan aracılara. Kendinde şeyden sorgulamaya. Değişken geometrili ontolojiler. Dört modern repertuarı bağlamak.

IV. Görecilik: Asimetriye nasıl son verilebilir? Genelleştirilmiş simetri ilkesi. İki Büyük Paylaşımın ithalat-ihracatı. Antropoloji tropik bölgelerden gelir. Kültür diye bir şey yoktur. Boy farklılıkları. Arşimet’in darbesi. Mutlak görecilik ve göreci görecilik. Dünyanın büyüsünün bozulmasıyla ilgili küçük hatalar. Uzun bir ağ bile her noktasında yerel kalır. Leviathan bir ağ yumağıdır. Marjların zevki. Daha önce işlenmiş olan suçlara yenilerini eklememek. Aşkınlıklar bolca bulunur.

V. Yeniden dağıtım: İmkânsız modernleşme. Geçme sınavları. Yeniden dağıtılmış hümanizm. Modern olmayan Anayasa. Şeyler Parlamentosu.

Kaynakça

Biz Hiç Modern Olmadık:
Simetrik Antropoloji Denemesi
Bruno Latour

Antropoloji
Fransızcadan çeviren: İnci Uysal
Kapaktaki çizim: Thomas Clarkson, 1789
İngiliz bandıralı Brookes gemisinin köle istifleme planı
1. baskı: Şubat 2008

2. baskı: Aralık 2020

ISBN 978 975 8686-41-4
191 sayfa, 13,5 x 19,5 cm
Freelife 215 gr, Enso creamy 70 gr
Orijinal başlık: Nous n’avons jamais été modernes. Essai d’anthropologie symétrique

Tükendi